Osmanlı’nın edebi atlasına baktığımızda, büyük şehirlerin dışında da güçlü kalemlerin yetiştiğini görürüz. Feyzi-i Kadîm, bu anlamda Karaman’dan çıkan ve İstanbul’a kadar şiirleriyle ses veren değerli bir divan şairidir.
Asıl adı “Feyzi” olan şair, eserlerinde kendisini “Kadîm” (eski, köklü) anlamına gelen bir unvanla tanımlamıştır. Bu unvanı hem edebi geleneğe olan bağlılığını hem de şiirdeki klasiğe olan vurgusunu gösterir.
Bazı kaynaklarda ona “Feyzi Karamanlı” da denir. Çünkü onun hayat yolculuğunun ve dil üslubunun beslendiği temel yer Karaman’dır.
Feyzi-i Kadîm’in doğum tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte, 18. yüzyılın ortalarında Karaman’da doğduğu kaynaklarda belirtilir.
Eğitimini Karaman’da tamamladıktan sonra İstanbul’a gitmiş, burada hem kadılık görevlerinde bulunmuş hem de şiirle olan bağını sürdürmüştür.
İstanbul’a taşınmasına rağmen Karamanlı kimliğini her zaman muhafaza etmiş, şiirlerinde bu aidiyeti yer yer dile getirmiştir.
Feyzi-i Kadîm’in şiirleri, klasik divan şiirinin temel türlerinde yazılmıştır:
Gazel, kaside, musammat ve rubai gibi formlarda eserler vermiştir.
Ancak onu farklı kılan şey, bu geleneksel biçimlere tasavvufi ve ahlaki mesajları sade bir dille yerleştirmesidir.
“Dil-i bîmâr-ı aşkım, dermanı sende buldu
Zikrinle hayat bulan gönlüm, sende soldu.”
Bu tür beyitlerle Feyzi-i Kadîm, hem kalbin derinliklerine inmiş hem de okuyucunun manevi yönüne hitap etmiştir.
Feyzi-i Kadîm, yaşadığı dönemde çokça tanınmasa da, tezkire yazarlarının övgüsüne mazhar olmuştur. Özellikle 19. yüzyılda yazılan Osmanlı şair tezkirelerinde onun:
“Nazik üslubu”,
“Ahlaki öğütlerle süslenmiş mısraları”
ve “klasik divan çizgisine bağlılığı” öne çıkarılmıştır.
Kimi araştırmacılar onun şiirlerini, Karaman coğrafyasının mistik havasını ve yerel Türkçesini taşıyan örnekler olarak yorumlar.
Feyzi-i Kadîm, Karaman’da adeta “unutulmuş ama yeniden hatırlanmaya değer” edebi şahsiyetlerden biridir.
Bugün Karaman’da onun adına özel bir müze ya da türbe bulunmasa da, bazı edebiyat sempozyumlarında ve araştırmalarda kendisine yer verilmektedir.
Karaman Belediyesi tarafından yakın yıllarda başlatılan “Karamanlı Şairler Günleri” ve “Divan Şiiri Atölyeleri” gibi etkinliklerde, onun şiirleri yeniden gündeme gelmiştir.
Feyzi-i Kadîm’in şiir anlayışı, dönemin ağır ve süslü diline kıyasla daha anlaşılır, daha halktan yana bir çizgiye sahiptir.
Bu özelliğiyle hem Karaman kültürünün yalın yapısını hem de tasavvufi özlü anlatımın zarafetini birlikte sunar.
Bu yönüyle Şair Aynî ile paralellik gösterir, hatta bazı edebiyat araştırmacıları bu iki ismi “Karaman Edebî Geleneğinin Sütunları” olarak tanımlar.
Karaman hakkında tüm bilgilere web sitemizden ulaşabilirsiniz.