Karaman’ın en doğusunda, Toros Dağları’nın kıvrımlarına yaslanmış bir ilçe: Başyayla. Küçük bir yerleşim yeri gibi görünse de, Anadolu’nun köklü kültürünü, zengin doğasını ve samimi insan ilişkilerini yaşatan nadide merkezlerden biridir.
Başyayla, adından da anlaşılacağı üzere yaylaların başında durur gibi konumlanmıştır. Eşsiz doğası ve temiz havası sayesinde hem yazlıkçıların hem de doğa tutkunlarının dikkatini çekmeye başlayan bu ilçe, gün geçtikçe daha fazla keşfedilmeye başlanıyor.
Başyayla, Toros Dağları’nın bir uzantısı üzerinde yer aldığı için, tipik bir yayla iklimine sahiptir. Yazları serin ve ferah geçerken, kışlar ise karasal iklimin etkisiyle oldukça serttir. Bu iklim yapısı, bölgeyi özellikle yaz aylarında yaşamak için cazip kılar.
Yeşilin her tonunu barındıran ormanları, serin suları ve çiçeklerle kaplı yaylaları ile adeta tabiatla kucaklaşmak isteyenlere özel bir davetiye sunar. Başyayla’nın en bilinen doğal alanlarından biri olan Katran Yaylası, bölgenin sembolü hâline gelmiştir. Yayla, hem Karaman hem de çevre illerden gelen kampçılar ve doğa gezginleri tarafından yaz aylarında sıkça ziyaret edilir.
Başyayla’nın yazılı tarihi çok eski dönemlere uzanmasa da, bölgenin insan yerleşimine sahne olduğu uzun zamandır bilinmektedir. İlçede yapılan araştırmalar, özellikle Roma ve Bizans dönemlerine ait izlerin varlığını ortaya koymuştur.
Cumhuriyet sonrası dönemde ise Başyayla, çevre köylerin gelişmesiyle birlikte belde statüsüne ulaşmış, 1990 yılında ilçe ilan edilerek Karaman’a bağlanmıştır. Bu dönüm noktasıyla birlikte resmi kurumlar kurulmuş, eğitim ve sağlık altyapısı gelişmeye başlamıştır.
Başyayla’da hayat tarım ve hayvancılıkla şekillenir. İlçenin dağlık yapısı geniş tarlalar kurulmasına elverişli olmasa da, küçük ve orta ölçekli tarım alanlarında başta elma, ceviz, kiraz ve üzüm olmak üzere meyve üretimi öne çıkar.
Özellikle ceviz üretimi, hem yerel tüketim hem de ticaret açısından önemlidir. Yüksek rakımda yetişen Başyayla cevizi, iri yapısı ve lezzetiyle tercih edilir.
Ayrıca yaylalarda yapılan küçükbaş hayvancılık da ilçenin geçim kaynakları arasındadır. Yazın yaylalara çıkan sürüler, hem doğal ortamda beslenir hem de yerel süt ve et üretimine katkı sağlar.
Başyayla’da köy kültürü hâlâ çok güçlüdür. Aile yapısı gelenekseldir ve topluluk dayanışması öne çıkar. Özellikle düğünler, bayramlar ve özel günlerde halk bir araya gelir. İmece usulüyle yapılan yardımlaşmalar hâlâ canlı bir şekilde yaşatılmaktadır.
Her yıl yaz aylarında düzenlenen Başyayla Yayla Şenliği, hem ilçe halkını hem de gurbette yaşayan Başyaylalıları bir araya getirir. Bu etkinliklerde halk oyunları, konserler, yerel yemekler ve el işi stantları ile geleneksel kültür yeniden canlandırılır.
Yemek kültürü de zengin ve doyurucudur. Özellikle “çullama” adı verilen etli yemekler, saçta yapılan bazlamalar ve ev yapımı peynirler sofraların vazgeçilmezidir.
Katran Yaylası: Doğa yürüyüşleri ve kamp için ideal ortam.
Çevlik ve Büyükkarapınar Köyleri: Tarihi yapılar ve geleneksel taş evlerle dikkat çeker.
Kuşkayası Mevkii: Fotoğrafçılar ve kuş gözlemcileri için özel bir doğa alanı.
Yayla yolları ve patikalar: Yürüyüş ve bisiklet turları için eşsiz rotalar sunar.
Başyayla, küçük bir ilçe olmasına rağmen temel kamu hizmetleri konusunda yeterlidir. İlçede ilkokul, ortaokul ve çok programlı bir lise bulunur. Öğrencilerin büyük kısmı Karaman merkezdeki üniversitelere yönelir.
Ayrıca ilçede bir sağlık ocağı, Aile Sağlığı Merkezi ve küçük bir devlet hastanesi hizmet vermektedir. İlçe halkının ihtiyaçlarını karşılamak üzere belediye destekli sosyal projeler de zaman zaman hayata geçirilmektedir.
Başyayla, Karaman şehir merkezine yaklaşık 180 kilometre uzaklıktadır. İlçeye ulaşım özel araçlarla ya da Karaman üzerinden aktarmalı minibüslerle sağlanmaktadır. Ulaşım zorluğu, ilçeyi doğa ile iç içe yaşamak isteyenler için daha da kıymetli hâle getirir.
İlçede birkaç pansiyon ve yayla evlerinde konaklama imkânı mevcuttur. Ayrıca kamp severler için yaylalar kamp alanı olarak da kullanılabilmektedir.
Başyayla, hızlı şehir hayatından uzaklaşıp dingin bir ortam arayanlar için adeta bir saklı cennet niteliğindedir. Doğal yapısı, yerel halkın içtenliği ve kültürel dokusuyla bu küçük Toros ilçesi, Anadolu’nun özünü hissetmek isteyenleri bekliyor.
Kalabalıktan uzak, samimi bir doğa molası için Başyayla; hem bir kaçış hem de yeniden bağlanış rotasıdır.